yorulanları..ve düşenleri izledim bu sabah.. çıt kırıldım sevdaları..sıcak kaprisleri..olmazsa olmaz kalabalıkları.. cocuk bas bas baırıyordu annesinin kolundan çekerek..parka gitmek istiyordu..cocuk park istiyordu anne gezme telasında.. ağlayıp sızlayanları...
adı:yaşamak diğer yarım..huzursuz olan..sakinliği bozan..aslında YAŞAMAK çalıntıdır.ona isim ararken bir başkasının isminden çaldığım küçücük bir kelime..adı yaşamak.. yaşamak suratsızdır..çabuk kızar çabuk küser kaprisleri hiç bitmes..çok konuşur ama...
Dünyanıniçinde yaşadığımız şu karmaşık,belirsiz,,yönsüz karanlığına hepimizin az çok kapıldığı bu dönemde,en çok ihtiyacımız olan şeyin,her çeşit var oluşumuza bir dil aramak olduğunu düşünüyorum.. UMUTsuzluk ,uzaktan,ötekinden...
Bir gün 'çenem düştü' demiştin bana hatırlar mısın? Düşmek bu kadar güzel bir olgu muydu ?Ben çocukken Ankara'nın dik yokuşlarında koşarken düştüğüm de bilseydim ağlamazdım ... Düşmek olgusu...
sarmadı..ne küçük iskender okumak..ne karışık meyve suyundan bir yudum almak..karışık hayatları getirdi yine aklıma..bilmem kaç yıl öncesinden okuduğum kitap..sahi neydi onun adı..kahraman şöyle diyordu:o uçurumdan...
su...'ya, avuçlarımı açtım.,kelime dileniyorum,, bir toprak kokusu geliyor burnuma,,birdaha gitmiyor.. sana dair cümleler geçmiyor aklımdan..radyom kapalı..başımı dizlerime yaslayıp babaannemin kokusunu özlüyorum,,yaşlı insan kokusu,hafif rutubet karışımı..sobasının üzerinde sürekli ısıtarak...
henüz bitmedi..aynı bardaktan su içmedik..sarılmadım sana..kollarını acıp beklemedin beni yolun ağzında.. henüz bitmedi..okumadım sana ezberlediğim tüm şiirleri..anlatmadım gördüğüm rüyaları..ilkokul sıralarını..çamurdan yaptığımız oyuncakları..sahi çok severdim çamurla oynamayı..evcilik...
Dün gece rüyama girdin : dizimin dibinde oturuyormuşun. Başını kaldırdın, kocaman, sarı gözlerini bana çevirdin. Bir şeyler soruyormuşun. Islak dudakların kapanıp açılıyor, sesini duymuyorum ama....
Toprakta suyu bulan kök gibi o diyor ki bana: "Yemek, içmek, soğuk, sıcak, kavga, koku, renk, ölmek için yaşamak değil yaşamak için ölmek... nazım hikmet...
YAŞAMAYA DAİR1 Yaşamak şakaya gelmez, büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın bir sincap gibi mesela, yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden, yani bütün işin gücün...
bizim uzun siyah saçlarımız yoktu...kırmızı papuclarımız,yuvarlak şapkamız..elimizden tutup harikalar dünyasına götüren bir perimiz.. arada bir ugrayıp alnımızdan öpen biriydi belki..sımsıkı kucaklayan..gözlerini kapat ve hiç açma diyen... sigaranın...
sonra sen gelmesin dilimin ucuna... adın gelmeli... adın kurtuluştur... SÖYLEMEMELİYİM.... bir kez gülümsermisin tam da okurken bunu.... bir şiir okurmuyum akreple yelkovan kardeşken... eşlik eder misin şehrin ışıkları sönerken... söyle.... yokluğumla...
Gülüşünde bir mana var, Saklayamazsın. Sarılışında ne düşler, Ne düşükler, Sakınamazsın. Aynı yolları, Kimsesiz mekanları, Birlikte özleme hasreti... Yalnızlığımın dert ortağı gastrit... Gülüşünde bir mana...